Yükleniyor...

Lütfen bekleyiniz

/

Ahzâb

الأحزاب

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
33:1
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلنَّبِىُّ peygamber
ٱتَّقِ kork
ٱللَّهَ Allah'tan
وَلَا ve asla
تُطِعِ ita'at etme
ٱلْكَـٰفِرِينَ kafirlere
وَٱلْمُنَـٰفِقِينَ ۗ ve münafıklara
إِنَّ şüphesiz
ٱللَّهَ Allah
كَانَ bilendir
عَلِيمًا All-Knower
حَكِيمًۭا hüküm ve hikmet sahibidir
1
33:2
وَٱتَّبِعْ ve uy
مَا şeye
يُوحَىٰٓ vahyedilen
إِلَيْكَ sana
مِن Rabbinden
رَّبِّكَ ۚ your Lord
إِنَّ muhakkak ki
ٱللَّهَ Allah
كَانَ şeyleri
بِمَا of what
تَعْمَلُونَ yaptıklarınız
خَبِيرًۭا haber almaktadır;
2
33:3
وَتَوَكَّلْ ve dayan
عَلَى Allah'a
ٱللَّهِ ۚ Allah
وَكَفَىٰ yeter
بِٱللَّهِ Allah
وَكِيلًۭا vekil olarak
3
33:4
مَّا yaratmadı
جَعَلَ Allah (has) made
ٱللَّهُ Allah
لِرَجُلٍۢ bir adama
مِّن iki kalb
قَلْبَيْنِ two hearts
فِى (göğüs) boşluğunda
جَوْفِهِۦ ۚ his interior
وَمَا ve
جَعَلَ yapmadı
أَزْوَٰجَكُمُ eşlerinizi
ٱلَّـٰٓـِٔى zıhar yaptığınız
تُظَـٰهِرُونَ you declare unlawful
مِنْهُنَّ onlarla
أُمَّهَـٰتِكُمْ ۚ sizin anneleriniz
وَمَا ve
جَعَلَ kılmadı
أَدْعِيَآءَكُمْ evlatlıklarınızı
أَبْنَآءَكُمْ ۚ sizin öz oğullarınız
ذَٰلِكُمْ bunlar
قَوْلُكُم sizin sözlerinizdir
بِأَفْوَٰهِكُمْ ۖ ağızlarınıza gelen
وَٱللَّهُ Allah
يَقُولُ söyler
ٱلْحَقَّ gerçeği
وَهُوَ ve O
يَهْدِى iletir
ٱلسَّبِيلَ doğru yola
4
33:5
ٱدْعُوهُمْ onları çağırın
لِـَٔابَآئِهِمْ babalarına nisbetle
هُوَ bu
أَقْسَطُ daha adaletlidir
عِندَ yanında
ٱللَّهِ ۚ Allah
فَإِن eğer
لَّمْ bilmiyorsanız
تَعْلَمُوٓا۟ you know
ءَابَآءَهُمْ babalarını
فَإِخْوَٰنُكُمْ onlar sizin kardeşlerinizdir
فِى dinde
ٱلدِّينِ [the] religion
وَمَوَٰلِيكُمْ ۚ ve dostlarınızdır
وَلَيْسَ ve yoktur
عَلَيْكُمْ size
جُنَاحٌۭ bir günah
فِيمَآ yaptığınızda
أَخْطَأْتُم yanılarak
بِهِۦ bu konuda
وَلَـٰكِن fakat vardır
مَّا bile bile yaptığında
تَعَمَّدَتْ intended
قُلُوبُكُمْ ۚ kalblerinizin
وَكَانَ ve
ٱللَّهُ Allah
غَفُورًۭا çok bağışlayandır
رَّحِيمًا çok esirgeyendir
5
33:6
ٱلنَّبِىُّ peygamber
أَوْلَىٰ daha yakındır
بِٱلْمُؤْمِنِينَ mü'minlere
مِنْ canlarından
أَنفُسِهِمْ ۖ their own selves
وَأَزْوَٰجُهُۥٓ ve onun eşleri
أُمَّهَـٰتُهُمْ ۗ onların anneleridir
وَأُو۟لُوا۟ (anne tarafından akrabalar)
ٱلْأَرْحَامِ (anne tarafından akrabalar)
بَعْضُهُمْ bir kısmı
أَوْلَىٰ daha yakındırlar
بِبَعْضٍۢ diğerine
فِى kitabında
كِتَـٰبِ (the) Decree
ٱللَّهِ Allah'ın
مِنَ öteki
ٱلْمُؤْمِنِينَ mü'minlerden
وَٱلْمُهَـٰجِرِينَ ve muhacirlerden
إِلَّآ ancak hariç
أَن yapmanız
تَفْعَلُوٓا۟ you do
إِلَىٰٓ dostlarınıza
أَوْلِيَآئِكُم your friends
مَّعْرُوفًۭا ۚ bir iyilik
كَانَ bunlar
ذَٰلِكَ That is
فِى Kitapta
ٱلْكِتَـٰبِ the Book
مَسْطُورًۭا yazılmıştır
6
33:7
وَإِذْ ve hani
أَخَذْنَا biz almıştık
مِنَ peygamberlerden
ٱلنَّبِيِّـۧنَ the Prophets
مِيثَـٰقَهُمْ ahidlerini
وَمِنكَ ve senden
وَمِن ve
نُّوحٍۢ Nuh'dan
وَإِبْرَٰهِيمَ ve İbrahim'den
وَمُوسَىٰ ve Musa'dan
وَعِيسَى ve Îsa'dan
ٱبْنِ oğlu
مَرْيَمَ ۖ Meryem
وَأَخَذْنَا ve almıştık
مِنْهُم onlardan
مِّيثَـٰقًا söz
غَلِيظًۭا sapasağlam
7
33:8
لِّيَسْـَٔلَ sorması için
ٱلصَّـٰدِقِينَ doğrulara
عَن doğruluklarından
صِدْقِهِمْ ۚ their truth
وَأَعَدَّ ve hazırlamıştır
لِلْكَـٰفِرِينَ kafirler için
عَذَابًا bir azab
أَلِيمًۭا acıklı
8
33:9
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar)
ٱذْكُرُوا۟ hatırlayın
نِعْمَةَ ni'metini
ٱللَّهِ Allah'ın
عَلَيْكُمْ size olan
إِذْ hani bir zaman
جَآءَتْكُمْ size gelmişti
جُنُودٌۭ ordular
فَأَرْسَلْنَا ve biz göndermiştik
عَلَيْهِمْ onların üzerine
رِيحًۭا bir rüzgar
وَجُنُودًۭا ve ordular
لَّمْ sizin görmediğiniz
تَرَوْهَا ۚ you (could) see them
وَكَانَ ve idi
ٱللَّهُ Allah
بِمَا şeyleri
تَعْمَلُونَ yaptıklarınız
بَصِيرًا görmekte
9
33:10
إِذْ hani
جَآءُوكُم onlar gelmişlerdi
مِّن üstünüzden
فَوْقِكُمْ above you
وَمِنْ ve
أَسْفَلَ alt tarafınızdan
مِنكُمْ sizin
وَإِذْ ve hani
زَاغَتِ kaymıştı
ٱلْأَبْصَـٰرُ gözler
وَبَلَغَتِ ve dayanmıştı
ٱلْقُلُوبُ yürekler
ٱلْحَنَاجِرَ hançerelere
وَتَظُنُّونَ ve zanda bulunuyordunuz
بِٱللَّهِ Allah hakında
ٱلظُّنُونَا۠ türlü düşüncelerle
10
33:11
هُنَالِكَ işte orada
ٱبْتُلِىَ denenmişti
ٱلْمُؤْمِنُونَ mü'minler
وَزُلْزِلُوا۟ ve sarsılmışlardı
زِلْزَالًۭا bir sarsıntı ile
شَدِيدًۭا şiddetli
11
33:12
وَإِذْ ve hani
يَقُولُ diyordu
ٱلْمُنَـٰفِقُونَ münafıklar
وَٱلَّذِينَ ve bulunanlar
فِى kalblerinde
قُلُوبِهِم their hearts
مَّرَضٌۭ hastalık
مَّا bize vaadde bulunmadı
وَعَدَنَا Allah promised us
ٱللَّهُ Allah
وَرَسُولُهُۥٓ ve Resulü
إِلَّا dışında
غُرُورًۭا boş vaatler
12
33:13
وَإِذْ ve hani
قَالَت demişti ki
طَّآئِفَةٌۭ bir grup
مِّنْهُمْ onlardan
يَـٰٓأَهْلَ ey halkı
يَثْرِبَ Yesrib (Medine)
لَا artık yoktur
مُقَامَ duracak yer
لَكُمْ size
فَٱرْجِعُوا۟ ۚ dönün
وَيَسْتَـْٔذِنُ ve izin istiyordu
فَرِيقٌۭ bir topluluk
مِّنْهُمُ onlardan
ٱلنَّبِىَّ peygamberden
يَقُولُونَ diyerek
إِنَّ gerçekten
بُيُوتَنَا evlerimiz
عَوْرَةٌۭ (sağlam değil) açıktır
وَمَا oysa değildi
هِىَ onlar(ın evleri)
بِعَوْرَةٍ ۖ açık
إِن istemiyorlardı
يُرِيدُونَ they wished
إِلَّا başka bir şey
فِرَارًۭا kaçmak(tan)
13
33:14
وَلَوْ ve eğer
دُخِلَتْ girilseydi
عَلَيْهِم onların üzerine
مِّنْ her yandan
أَقْطَارِهَا all its sides
ثُمَّ sonra
سُئِلُوا۟ istenseydi
ٱلْفِتْنَةَ baskı ve işkence yapmaları
لَـَٔاتَوْهَا elbette yaparlardı
وَمَا ve
تَلَبَّثُوا۟ gecikmezlerdi
بِهَآ bunda
إِلَّا dışında
يَسِيرًۭا azıcık
14
33:15
وَلَقَدْ oysa
كَانُوا۟ idiler
عَـٰهَدُوا۟ söz vermişler
ٱللَّهَ Allah'a
مِن daha önce
قَبْلُ before
لَا dön(üp kaç)mayacaklarına
يُوَلُّونَ they would turn
ٱلْأَدْبَـٰرَ ۚ arkalarına
وَكَانَ ve idiler
عَهْدُ verilen sözden
ٱللَّهِ Allah'a
مَسْـُٔولًۭا sorumlu
15
33:16
قُل de ki
لَّن size fayda vermez
يَنفَعَكُمُ will benefit you
ٱلْفِرَارُ kaçmak
إِن eğer
فَرَرْتُم kaçıyorsanız
مِّنَ ölümden
ٱلْمَوْتِ death
أَوِ veya
ٱلْقَتْلِ öldürülmekten
وَإِذًۭا o zaman bile
لَّا yaşatılmazsınız
تُمَتَّعُونَ you will be allowed to enjoy
إِلَّا dışında
قَلِيلًۭا pek az
16
33:17
قُلْ de ki
مَن kimdir?
ذَا şu
ٱلَّذِى kimse ki
يَعْصِمُكُم sizi koruyacak
مِّنَ Allahdan
ٱللَّهِ Allah
إِنْ eğer
أَرَادَ istese
بِكُمْ size
سُوٓءًا bir kötülük
أَوْ veya
أَرَادَ dilese
بِكُمْ size
رَحْمَةًۭ ۚ rahmet
وَلَا bulamazlar
يَجِدُونَ they will find
لَهُم kendilerine
مِّن başka
دُونِ besides
ٱللَّهِ Allah'tan
وَلِيًّۭا bir dost
وَلَا ne de
نَصِيرًۭا bir yardımcı
17
33:18
۞ قَدْ elbette
يَعْلَمُ biliyor
ٱللَّهُ Allah
ٱلْمُعَوِّقِينَ alıkoyanları
مِنكُمْ içinizden
وَٱلْقَآئِلِينَ ve diyenleri
لِإِخْوَٰنِهِمْ kardeşlerine
هَلُمَّ gelin
إِلَيْنَا ۖ bize
وَلَا onlar gelmezler
يَأْتُونَ they come
ٱلْبَأْسَ savaşa
إِلَّا dışında
قَلِيلًا pek azı
18
33:19
أَشِحَّةً cimriler olarak
عَلَيْكُمْ ۖ size karşı
فَإِذَا ne zaman ki
جَآءَ gelince
ٱلْخَوْفُ korku
رَأَيْتَهُمْ görürsün
يَنظُرُونَ baktıklarını
إِلَيْكَ sana
تَدُورُ dönerek
أَعْيُنُهُمْ gözleri
كَٱلَّذِى gibi
يُغْشَىٰ baygınlığı
عَلَيْهِ onların üstüne
مِنَ ölüm
ٱلْمَوْتِ ۖ [the] death
فَإِذَا ne zaman ki
ذَهَبَ gidince
ٱلْخَوْفُ korku
سَلَقُوكُم sizi incitirler
بِأَلْسِنَةٍ dillerle
حِدَادٍ sivri
أَشِحَّةً düşkünlük göstererek
عَلَى karşı
ٱلْخَيْرِ ۚ hayra
أُو۟لَـٰٓئِكَ onlar
لَمْ inanmamışlar
يُؤْمِنُوا۟ they have believed
فَأَحْبَطَ bu yüzden boşa çıkarmıştır
ٱللَّهُ Allah
أَعْمَـٰلَهُمْ ۚ onların işlerini
وَكَانَ ve
ذَٰلِكَ bu
عَلَى göre
ٱللَّهِ Allah'a
يَسِيرًۭا kolaydır
19
33:20
يَحْسَبُونَ sanıyorlardı
ٱلْأَحْزَابَ orduların
لَمْ gitmediklerini
يَذْهَبُوا۟ ۖ withdrawn
وَإِن eğer
يَأْتِ gelseler
ٱلْأَحْزَابُ ordular
يَوَدُّوا۟ arzu ederlerdi
لَوْ keşke
أَنَّهُم kendileri
بَادُونَ çölde bulunmayı
فِى arasında
ٱلْأَعْرَابِ Araplar
يَسْـَٔلُونَ sorup öğrenmeyi
عَنْ sizin haberleriniz-den
أَنۢبَآئِكُمْ ۖ your news
وَلَوْ ve şayet
كَانُوا۟ bulunsalardı
فِيكُم içinizde
مَّا dövüşmezlerdi
قَـٰتَلُوٓا۟ they would fight
إِلَّا dışında
قَلِيلًۭا pek azı
20
33:21
لَّقَدْ andolsun
كَانَ vardır
لَكُمْ sizin için
فِى Elçisinde
رَسُولِ (the) Messenger
ٱللَّهِ Allah'ın
أُسْوَةٌ bir örnek
حَسَنَةٌۭ en güzel
لِّمَن kimseler için
كَانَ kavuşmaya inanan
يَرْجُوا۟ hope
ٱللَّهَ Allah'a
وَٱلْيَوْمَ ve gününe
ٱلْـَٔاخِرَ ahiret
وَذَكَرَ ve anan
ٱللَّهَ Allah'ı
كَثِيرًۭا çokça
21
33:22
وَلَمَّا zaman
رَءَا gördükleri
ٱلْمُؤْمِنُونَ mü'minler
ٱلْأَحْزَابَ (düşman) orduları
قَالُوا۟ dediler
هَـٰذَا bu
مَا bize va'dettiğidir
وَعَدَنَا Allah promised us
ٱللَّهُ Allah'ın
وَرَسُولُهُۥ ve Resulünün
وَصَدَقَ ve doğrudur
ٱللَّهُ Allah
وَرَسُولُهُۥ ۚ ve Resulü
وَمَا ve
زَادَهُمْ artırmadı
إِلَّآ başka bir şey
إِيمَـٰنًۭا imanlarını
وَتَسْلِيمًۭا ve teslimiyetlerini
22
33:23
مِّنَ mü'minlerden
ٱلْمُؤْمِنِينَ the believers
رِجَالٌۭ erkekler
صَدَقُوا۟ durdular
مَا verdikleri sözde
عَـٰهَدُوا۟ they promised Allah
ٱللَّهَ Allah
عَلَيْهِ ۖ üzerine
فَمِنْهُم onlardan
مَّن kimi
قَضَىٰ yerine getirdi
نَحْبَهُۥ adağını
وَمِنْهُم ve onlardan
مَّن kimi
يَنتَظِرُ ۖ (şehidlik) beklemektedir
وَمَا ve asla
بَدَّلُوا۟ (sözlerini) değiştirmemişlerdir
تَبْدِيلًۭا değişiklikle
23
33:24
لِّيَجْزِىَ mükafatladırsın
ٱللَّهُ Allah
ٱلصَّـٰدِقِينَ doğruları
بِصِدْقِهِمْ doğruluklarıyle
وَيُعَذِّبَ ve azabetsin
ٱلْمُنَـٰفِقِينَ iki yüzlülere
إِن şayet
شَآءَ dilerse
أَوْ yahut
يَتُوبَ tevbelerini kabul buyursun
عَلَيْهِمْ ۚ onlardan
إِنَّ şüphesiz
ٱللَّهَ Allah
كَانَ çok bağışlayandır
غَفُورًۭا Oft-Forgiving
رَّحِيمًۭا çok esirgeyendir
24
33:25
وَرَدَّ geri çevirdi
ٱللَّهُ Allah
ٱلَّذِينَ kimseleri
كَفَرُوا۟ inkar edenleri
بِغَيْظِهِمْ öfkeleriyle
لَمْ eremediler
يَنَالُوا۟ they obtained
خَيْرًۭا ۚ hayra
وَكَفَى ve yeter
ٱللَّهُ Allah
ٱلْمُؤْمِنِينَ mü'minlere
ٱلْقِتَالَ ۚ savaşta
وَكَانَ ve
ٱللَّهُ Allah
قَوِيًّا güçlüdür
عَزِيزًۭا üstündür
25
33:26
وَأَنزَلَ ve indirdi
ٱلَّذِينَ kimseleri
ظَـٰهَرُوهُم onlara yardım eden
مِّنْ ehlinden
أَهْلِ (the) People
ٱلْكِتَـٰبِ Kitap
مِن kalelerinden
صَيَاصِيهِمْ their fortresses
وَقَذَفَ ve düşürdü
فِى içine
قُلُوبِهِمُ kalbleri
ٱلرُّعْبَ korku
فَرِيقًۭا bir kısmını
تَقْتُلُونَ öldürüyordunuz
وَتَأْسِرُونَ ve esir alıyordunuz
فَرِيقًۭا bir kısmını da
26
33:27
وَأَوْرَثَكُمْ ve size miras verdi
أَرْضَهُمْ topraklarını
وَدِيَـٰرَهُمْ ve yurtlarını
وَأَمْوَٰلَهُمْ ve mallarını
وَأَرْضًۭا ve bir toprağı
لَّمْ henüz ayak basmadığınız
تَطَـُٔوهَا ۚ you (had) trodden
وَكَانَ ve
ٱللَّهُ Allah
عَلَىٰ üzerine
كُلِّ her
شَىْءٍۢ şey
قَدِيرًۭا kadirdir
27
33:28
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلنَّبِىُّ peygamber
قُل söyle
لِّأَزْوَٰجِكَ eşlerine
إِن eğer
كُنتُنَّ siz
تُرِدْنَ istiyorsanız
ٱلْحَيَوٰةَ hayatını
ٱلدُّنْيَا dünya
وَزِينَتَهَا ve süsünü
فَتَعَالَيْنَ gelin
أُمَتِّعْكُنَّ size (boşanma bedeli) vereyim
وَأُسَرِّحْكُنَّ ve sizi salayım
سَرَاحًۭا bir salışla
جَمِيلًۭا güzel
28
33:29
وَإِن ve eğer
كُنتُنَّ siz
تُرِدْنَ istiyorsanız
ٱللَّهَ Allah'ı
وَرَسُولَهُۥ ve Eçisini
وَٱلدَّارَ ve yurdunu
ٱلْـَٔاخِرَةَ ahiret
فَإِنَّ şüphesiz
ٱللَّهَ Allah
أَعَدَّ hazırlamıştır
لِلْمُحْسِنَـٰتِ güzel hareket edenlere
مِنكُنَّ sizden
أَجْرًا bir mükafat
عَظِيمًۭا büyük
29
33:30
يَـٰنِسَآءَ ey kadınları
ٱلنَّبِىِّ peygamber
مَن kim
يَأْتِ yaparsa
مِنكُنَّ sizden
بِفَـٰحِشَةٍۢ bir fuhuş (edepsizlik)
مُّبَيِّنَةٍۢ açık
يُضَـٰعَفْ artırılır
لَهَا onun için
ٱلْعَذَابُ azab
ضِعْفَيْنِ ۚ iki kat
وَكَانَ ve
ذَٰلِكَ bu
عَلَى göre
ٱللَّهِ Allah'a
يَسِيرًۭا kolaydır
30
33:31
۞ وَمَن fakat kim
يَقْنُتْ ita'ate devam ederse
مِنكُنَّ sizden
لِلَّهِ Allah'a
وَرَسُولِهِۦ ve Resulüne
وَتَعْمَلْ ve yaparsa
صَـٰلِحًۭا yararlı iş
نُّؤْتِهَآ ona veririz
أَجْرَهَا mükafatını
مَرَّتَيْنِ iki kez
وَأَعْتَدْنَا ve hazırlamışızdır
لَهَا onun için
رِزْقًۭا bir rızık
كَرِيمًۭا bol
31
33:32
يَـٰنِسَآءَ ey kadınları
ٱلنَّبِىِّ peygamber
لَسْتُنَّ siz değilsiniz
كَأَحَدٍۢ herhangi biri gibi
مِّنَ kadınlardan
ٱلنِّسَآءِ ۚ kadınlar
إِنِ eğer
ٱتَّقَيْتُنَّ (Allah'tan) sakınıyorsanız
فَلَا yumuşak bir eda yapmayın
تَخْضَعْنَ be soft
بِٱلْقَوْلِ sözlerinizde
فَيَطْمَعَ böylece tamah etmesin
ٱلَّذِى bulunan
فِى kalbinde
قَلْبِهِۦ his heart
مَرَضٌۭ hastalık
وَقُلْنَ ve söyleyin
قَوْلًۭا bir söz
مَّعْرُوفًۭا güzel
32
33:33
وَقَرْنَ ve vakarla oturun
فِى evlerinizde
بُيُوتِكُنَّ your houses
وَلَا asla
تَبَرَّجْنَ açılıp kırıtmayın
تَبَرُّجَ açılıp kırıtması gibi
ٱلْجَـٰهِلِيَّةِ cahiliyenin
ٱلْأُولَىٰ ۖ ilk
وَأَقِمْنَ ve kılın
ٱلصَّلَوٰةَ namazı
وَءَاتِينَ ve verin
ٱلزَّكَوٰةَ zekatı
وَأَطِعْنَ ve ita'at edin
ٱللَّهَ Allah'a
وَرَسُولَهُۥٓ ۚ ve Resulüne
إِنَّمَا şüphesiz
يُرِيدُ istiyor
ٱللَّهُ Allah
لِيُذْهِبَ gidermek
عَنكُمُ sizden
ٱلرِّجْسَ kiri
أَهْلَ (ey) Ehl-i
ٱلْبَيْتِ Beyt
وَيُطَهِّرَكُمْ ve sizi temizlemek
تَطْهِيرًۭا tertemiz
33
33:34
وَٱذْكُرْنَ ve hatırlayın
مَا okunanı
يُتْلَىٰ is recited
فِى evlerinizde
بُيُوتِكُنَّ your houses
مِنْ ayetlerinden
ءَايَـٰتِ (the) Verses
ٱللَّهِ Allah'ın
وَٱلْحِكْمَةِ ۚ ve hikmeti
إِنَّ şüphesiz
ٱللَّهَ Allah
كَانَ latiftir
لَطِيفًا All-Subtle
خَبِيرًا haber alandır
34
33:35
إِنَّ şüphesiz
ٱلْمُسْلِمِينَ müslüman erkekler
وَٱلْمُسْلِمَـٰتِ ve müslüman kadınlar
وَٱلْمُؤْمِنِينَ mü'min erkekler
وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ve mü'min kadınlar
وَٱلْقَـٰنِتِينَ ta'ate devam eden erkekler
وَٱلْقَـٰنِتَـٰتِ ve ta'ate devam eden kadınlar
وَٱلصَّـٰدِقِينَ doğru erkekler
وَٱلصَّـٰدِقَـٰتِ ve doğru kadınlar
وَٱلصَّـٰبِرِينَ sabreden erkekler
وَٱلصَّـٰبِرَٰتِ ve sabreden kadınlar
وَٱلْخَـٰشِعِينَ saygılı erkekler
وَٱلْخَـٰشِعَـٰتِ ve saygılı kadınlar
وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ sadaka veren erkekler
وَٱلْمُتَصَدِّقَـٰتِ ve sadaka veren kadınlar
وَٱلصَّـٰٓئِمِينَ oruç tutan erkekler
وَٱلصَّـٰٓئِمَـٰتِ ve oruç tutan kadınlar
وَٱلْحَـٰفِظِينَ koruyan erkekler
فُرُوجَهُمْ ırzlarını
وَٱلْحَـٰفِظَـٰتِ ve koruyan kadınlar
وَٱلذَّٰكِرِينَ zikreden erkekler
ٱللَّهَ Allah'ı
كَثِيرًۭا çok
وَٱلذَّٰكِرَٰتِ ve zikreden kadınlar
أَعَدَّ hazırlamıştır
ٱللَّهُ Allah
لَهُم bunlar için
مَّغْفِرَةًۭ bağışlanma
وَأَجْرًا ve bir mükafat
عَظِيمًۭا büyük
35
33:36
وَمَا artık yoktur
كَانَ inanmış bir erkek için
لِمُؤْمِنٍۢ for a believing man
وَلَا ve
مُؤْمِنَةٍ inanmış kadın (için)
إِذَا zaman
قَضَى hüküm verdiği
ٱللَّهُ Allah
وَرَسُولُهُۥٓ ve Resulü
أَمْرًا bir işte
أَن olması
يَكُونَ (there) should be
لَهُمُ onlar için
ٱلْخِيَرَةُ seçme hakkı
مِنْ o işi
أَمْرِهِمْ ۗ their affair
وَمَن ve kim
يَعْصِ karşı gelirse
ٱللَّهَ Allah'a
وَرَسُولَهُۥ ve Resulüne
فَقَدْ elbette
ضَلَّ sapıklığa düşer
ضَلَـٰلًۭا bir sapkınlıkla
مُّبِينًۭا apaçık
36
33:37
وَإِذْ ve hani
تَقُولُ diyordun
لِلَّذِىٓ kimseye
أَنْعَمَ ni'met verdiği
ٱللَّهُ Allah'ın
عَلَيْهِ ona
وَأَنْعَمْتَ ve senin ni'met verdiğin
عَلَيْهِ kendisine
أَمْسِكْ tut
عَلَيْكَ yanında
زَوْجَكَ eşini
وَٱتَّقِ ve kork
ٱللَّهَ Allah'tan
وَتُخْفِى fakat gizliyordun
فِى içinde
نَفْسِكَ yourself
مَا şeyi
ٱللَّهُ Allah'ın
مُبْدِيهِ açığa vuracağı
وَتَخْشَى ve çekiniyordun
ٱلنَّاسَ insanlardan
وَٱللَّهُ Allah'tır
أَحَقُّ layık olan
أَن çekinmene
تَخْشَىٰهُ ۖ you (should) fear Him
فَلَمَّا ne zaman ki
قَضَىٰ kesince
زَيْدٌۭ Zeyd
مِّنْهَا o kadından
وَطَرًۭا ilişiğini
زَوَّجْنَـٰكَهَا biz onu sana nikahladık
لِكَىْ için
لَا olmaması
يَكُونَ there be
عَلَى üzerine
ٱلْمُؤْمِنِينَ mü'minler
حَرَجٌۭ bir güçlük
فِىٓ hususunda
أَزْوَٰجِ evlenmek
أَدْعِيَآئِهِمْ evlatlıkları
إِذَا zaman
قَضَوْا۟ kestikleri
مِنْهُنَّ kadınlarıyle
وَطَرًۭا ۚ ilişkilerini
وَكَانَ ve
أَمْرُ buyruğu
ٱللَّهِ Allah'ın
مَفْعُولًۭا yerine getirilmiştir
37
33:38
مَّا yoktur
كَانَ üzerine
عَلَى upon
ٱلنَّبِىِّ Peygamber
مِنْ herhangi
حَرَجٍۢ bir güçlük
فِيمَا bir şeyde
فَرَضَ takdir ettiği;
ٱللَّهُ Allah'ın
لَهُۥ ۖ kendisine
سُنَّةَ yasasıdır
ٱللَّهِ Allah'ın
فِى arasında
ٱلَّذِينَ geçenler
خَلَوْا۟ passed away
مِن sizden önce
قَبْلُ ۚ before
وَكَانَ ve
أَمْرُ emri
ٱللَّهِ Allah'ın
قَدَرًۭا bir kaderdir
مَّقْدُورًا takdir edilmiş
38
33:39
ٱلَّذِينَ onlar ki
يُبَلِّغُونَ duyururlar
رِسَـٰلَـٰتِ elçiliğini
ٱللَّهِ Allah'ın
وَيَخْشَوْنَهُۥ ve O'ndan korkarlar
وَلَا ve
يَخْشَوْنَ korkmazlar
أَحَدًا kimseden
إِلَّا başka
ٱللَّهَ ۗ Allah'dan
وَكَفَىٰ ve yeter
بِٱللَّهِ Allah
حَسِيبًۭا hesap görücü olarak
39
33:40
مَّا değildir
كَانَ Muhammed
مُحَمَّدٌ Muhammad
أَبَآ babası
أَحَدٍۢ birinin
مِّن sizin erkeklerinizden
رِّجَالِكُمْ your men
وَلَـٰكِن fakat
رَّسُولَ Elçisidir
ٱللَّهِ Allah'ın
وَخَاتَمَ ve sonuncusudur
ٱلنَّبِيِّـۧنَ ۗ peygamberlerin
وَكَانَ ve
ٱللَّهُ Allah
بِكُلِّ her
شَىْءٍ şeyi
عَلِيمًۭا bilendir
40
33:41
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar)
ٱذْكُرُوا۟ anın
ٱللَّهَ Allah'ı
ذِكْرًۭا anışla
كَثِيرًۭا çok
41
33:42
وَسَبِّحُوهُ ve O'nu tesbih edin
بُكْرَةًۭ sabah
وَأَصِيلًا akşam
42
33:43
هُوَ O
ٱلَّذِى (Allah) ki
يُصَلِّى rahmet eder
عَلَيْكُمْ üzerinize
وَمَلَـٰٓئِكَتُهُۥ ve melekleri
لِيُخْرِجَكُم sizi çıkarmak için
مِّنَ karanlıklardan
ٱلظُّلُمَـٰتِ the darkness[es]
إِلَى aydınlığa
ٱلنُّورِ ۚ the light
وَكَانَ ve
بِٱلْمُؤْمِنِينَ inananlara karşı
رَحِيمًۭا çok esirgeyendir
43
33:44
تَحِيَّتُهُمْ karşılanırlar
يَوْمَ gün
يَلْقَوْنَهُۥ kendisine kavuştukları
سَلَـٰمٌۭ ۚ selam ile
وَأَعَدَّ ve hazırlanmıştır
لَهُمْ onlara
أَجْرًۭا bir mükafat
كَرِيمًۭا güzel
44
33:45
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلنَّبِىُّ peygamber
إِنَّآ elbette biz
أَرْسَلْنَـٰكَ seni gönderdik
شَـٰهِدًۭا şahid
وَمُبَشِّرًۭا ve müjdeci
وَنَذِيرًۭا ve uyarıcı
45
33:46
وَدَاعِيًا ve da'vetçi
إِلَى Allah'a
ٱللَّهِ Allah
بِإِذْنِهِۦ izniyle
وَسِرَاجًۭا ve bir lamba
مُّنِيرًۭا aydınlatıcı
46
33:47
وَبَشِّرِ ve müjdele
ٱلْمُؤْمِنِينَ mü'minlere
بِأَنَّ ki gerçekten
لَهُم onlara vardır
مِّنَ Allahtan
ٱللَّهِ Allah
فَضْلًۭا bir lutuf
كَبِيرًۭا büyük
47
33:48
وَلَا ve asla
تُطِعِ ita'at etme
ٱلْكَـٰفِرِينَ kafirlere
وَٱلْمُنَـٰفِقِينَ ve münafıklara
وَدَعْ ve aldırma
أَذَىٰهُمْ onların eziyetlerine
وَتَوَكَّلْ ve dayan
عَلَى Allah'a
ٱللَّهِ ۚ Allah
وَكَفَىٰ ve yeter
بِٱللَّهِ Allah
وَكِيلًۭا vekil olarak
48
33:49
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوٓا۟ inanan(lar)
إِذَا zaman
نَكَحْتُمُ nikahladığınız
ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ inanan kadınları
ثُمَّ sonra
طَلَّقْتُمُوهُنَّ boşarsanız
مِن önce
قَبْلِ before
أَن onlara dokunmadan
تَمَسُّوهُنَّ you have touched them
فَمَا yoktur
لَكُمْ size
عَلَيْهِنَّ onların üzerinde
مِنْ bir iddet (hakkınız)
عِدَّةٍۢ waiting period
تَعْتَدُّونَهَا ۖ sayacağınız
فَمَتِّعُوهُنَّ hemen geçimliklerini verin
وَسَرِّحُوهُنَّ ve onları serbest bırakın
سَرَاحًۭا bir bırakışla
جَمِيلًۭا güzel
49
33:50
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلنَّبِىُّ peygamber
إِنَّآ şüphesiz biz
أَحْلَلْنَا helal kıldık
لَكَ sana
أَزْوَٰجَكَ eşlerini
ٱلَّـٰتِىٓ verdiğin
ءَاتَيْتَ you have given
أُجُورَهُنَّ ücretlerini (mehirlerini)
وَمَا ve
مَلَكَتْ bulunanları
يَمِينُكَ elinde
مِمَّآ ganimet verdiğinden
أَفَآءَ Allah has given
ٱللَّهُ Allah'ın
عَلَيْكَ sana
وَبَنَاتِ ve kızlarını
عَمِّكَ amcanın
وَبَنَاتِ ve kızlarını
عَمَّـٰتِكَ halalarının
وَبَنَاتِ ve kızlarını
خَالِكَ dayının
وَبَنَاتِ ve kızlarını
خَـٰلَـٰتِكَ teyzelerinin
ٱلَّـٰتِى hicret eden
هَاجَرْنَ emigrated
مَعَكَ seninle beraber
وَٱمْرَأَةًۭ ve kadını
مُّؤْمِنَةً inanmış
إِن eğer
وَهَبَتْ hibe ederse
نَفْسَهَا kendisini
لِلنَّبِىِّ peygambere
إِنْ eğer
أَرَادَ dilediyse
ٱلنَّبِىُّ peygamberi
أَن kendisini nikahlamayı
يَسْتَنكِحَهَا marry her
خَالِصَةًۭ mahsus olarak
لَّكَ sana
مِن dışında
دُونِ excluding
ٱلْمُؤْمِنِينَ ۗ mü'minlerin
قَدْ elbette
عَلِمْنَا biz biliyoruz
مَا şeyi
فَرَضْنَا gerekli kıldığımız
عَلَيْهِمْ onlara
فِىٓ hakkında
أَزْوَٰجِهِمْ eşleri
وَمَا ve
مَلَكَتْ bulunanlar
أَيْمَـٰنُهُمْ ellerinin
لِكَيْلَا için
يَكُونَ olmaması
عَلَيْكَ sana
حَرَجٌۭ ۗ bir zorluk
وَكَانَ ve
ٱللَّهُ Allah
غَفُورًۭا çok bağışlayan
رَّحِيمًۭا çok esirgeyendir
50
33:51
۞ تُرْجِى geri bırakır
مَن kimseyi
تَشَآءُ dilediği
مِنْهُنَّ onlardan
وَتُـْٔوِىٓ ve alırsın
إِلَيْكَ yanına
مَن kimseyi
تَشَآءُ ۖ dilediğin
وَمَنِ ve kimseye
ٱبْتَغَيْتَ arzu ettiği(ne dönmekte)
مِمَّنْ ayrıldıklarından
عَزَلْتَ you (had) set aside
فَلَا yoktur
جُنَاحَ bir günah
عَلَيْكَ ۚ senin üzerine
ذَٰلِكَ budur
أَدْنَىٰٓ en elverişli olan
أَن aydınlanmasına
تَقَرَّ may be cooled
أَعْيُنُهُنَّ onların gözlerinin
وَلَا ve
يَحْزَنَّ tasalanmamalarına
وَيَرْضَيْنَ ve razı olmalarına
بِمَآ senin verdiklerine
ءَاتَيْتَهُنَّ you have given them
كُلُّهُنَّ ۚ hepsinin
وَٱللَّهُ Allah
يَعْلَمُ bilir
مَا olanı
فِى sizin kalblerinizde
قُلُوبِكُمْ ۚ your hearts
وَكَانَ ve
ٱللَّهُ Allah
عَلِيمًا bilendir
حَلِيمًۭا halimdir
51
33:52
لَّا değildir
يَحِلُّ helal
لَكَ sana
ٱلنِّسَآءُ (başka) kadınlar
مِنۢ bundan sonra
بَعْدُ after (this)
وَلَآ ve yoktur
أَن değiştirmen
تَبَدَّلَ exchange
بِهِنَّ bunları
مِنْ başka eşlerle
أَزْوَٰجٍۢ (other) wives
وَلَوْ şayet
أَعْجَبَكَ çok hoşuna gitse de
حُسْنُهُنَّ güzellikleri
إِلَّا bunun dışındadır
مَا bulunanlar (cariyeler)
مَلَكَتْ you rightfully possess
يَمِينُكَ ۗ elinde
وَكَانَ ve
ٱللَّهُ Allah
عَلَىٰ üzerine
كُلِّ her
شَىْءٍۢ şey
رَّقِيبًۭا gözetleyicidir
52
33:53
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar)
لَا girmeyin
تَدْخُلُوا۟ enter
بُيُوتَ evlerine
ٱلنَّبِىِّ Peygamber'in
إِلَّآ ancak hariçtir
أَن izin verilmesi
يُؤْذَنَ permission is given
لَكُمْ size
إِلَىٰ yemeğe
طَعَامٍ a meal
غَيْرَ olmadan
نَـٰظِرِينَ gözetleyiciler
إِنَىٰهُ vaktini
وَلَـٰكِنْ fakat
إِذَا zaman
دُعِيتُمْ çağrıldığınız
فَٱدْخُلُوا۟ girin
فَإِذَا yemeği yeyince
طَعِمْتُمْ you have eaten
فَٱنتَشِرُوا۟ dağılın
وَلَا dalmayın
مُسْتَـْٔنِسِينَ seeking to remain
لِحَدِيثٍ ۚ söze
إِنَّ çünkü
ذَٰلِكُمْ bu
كَانَ incitiyordu
يُؤْذِى troubling
ٱلنَّبِىَّ Peygamberi
فَيَسْتَحْىِۦ fakat o utanıyordu
مِنكُمْ ۖ sizden
وَٱللَّهُ fakat Allah
لَا utanmaz
يَسْتَحْىِۦ is not shy
مِنَ gerçek(i söylemek)ten
ٱلْحَقِّ ۚ the truth
وَإِذَا zaman
سَأَلْتُمُوهُنَّ onlarda istediğiniz
مَتَـٰعًۭا bir şey
فَسْـَٔلُوهُنَّ isteyin
مِن arkasından
وَرَآءِ behind
حِجَابٍۢ ۚ perde
ذَٰلِكُمْ bu
أَطْهَرُ daha temizdir
لِقُلُوبِكُمْ sizin kalbleriniz için
وَقُلُوبِهِنَّ ۚ ve onların kalbleri için
وَمَا ve olamaz
كَانَ sizin
لَكُمْ for you
أَن incitmeniz
تُؤْذُوا۟ you trouble
رَسُولَ Elçisini
ٱللَّهِ Allah'ın
وَلَآ ve olamaz
أَن nikahlamanız
تَنكِحُوٓا۟ you should marry
أَزْوَٰجَهُۥ onun eşlerini
مِنۢ kendisinden sonra
بَعْدِهِۦٓ after him
أَبَدًا ۚ asla
إِنَّ çünkü
ذَٰلِكُمْ bu
كَانَ katında
عِندَ near
ٱللَّهِ Allah
عَظِيمًا büyük(bir günah)tır
53
33:54
إِن eğer
تُبْدُوا۟ açığa vursanız
شَيْـًٔا bir şeyi
أَوْ yahut
تُخْفُوهُ onu gizleseniz
فَإِنَّ şüphesiz
ٱللَّهَ Allah
كَانَ her
بِكُلِّ of all
شَىْءٍ şeyi
عَلِيمًۭا bilmektedir
54
33:55
لَّا yoktur
جُنَاحَ bir günah
عَلَيْهِنَّ onlara
فِىٓ hakkında
ءَابَآئِهِنَّ babaları
وَلَآ ve yoktur
أَبْنَآئِهِنَّ oğulları
وَلَآ ve yoktur
إِخْوَٰنِهِنَّ kardeşleri
وَلَآ ve yoktur
أَبْنَآءِ oğulları
إِخْوَٰنِهِنَّ kardeşlerinin
وَلَآ ve yoktur
أَبْنَآءِ oğulları
أَخَوَٰتِهِنَّ kızkardeşlerinin
وَلَا ve yoktur
نِسَآئِهِنَّ kadınları
وَلَا ve yoktur
مَا bulunan(köle)leri
مَلَكَتْ they rightfully possess
أَيْمَـٰنُهُنَّ ۗ ellerinde
وَٱتَّقِينَ ve korkun
ٱللَّهَ ۚ Allah'tan
إِنَّ şüphesiz
ٱللَّهَ Allah
كَانَ üzerine
عَلَىٰ over
كُلِّ her
شَىْءٍۢ şey
شَهِيدًا şahittir
55
33:56
إِنَّ şüphesiz
ٱللَّهَ Allah
وَمَلَـٰٓئِكَتَهُۥ ve melekleri
يُصَلُّونَ salat etmektedir
عَلَى üzerine
ٱلنَّبِىِّ ۚ Peygamber
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar)
صَلُّوا۟ siz de salat edin
عَلَيْهِ ona
وَسَلِّمُوا۟ ve selam edin
تَسْلِيمًا içtenlikle
56
33:57
إِنَّ şüphesiz
ٱلَّذِينَ incitenler
يُؤْذُونَ annoy
ٱللَّهَ Allah'ı
وَرَسُولَهُۥ ve Elçisini
لَعَنَهُمُ onlara la'net etmiştir
ٱللَّهُ Allah
فِى dünyada
ٱلدُّنْيَا the world
وَٱلْـَٔاخِرَةِ ve ahirette
وَأَعَدَّ ve hazırlamıştır
لَهُمْ onlar için
عَذَابًۭا bir azab
مُّهِينًۭا alçaltıcı
57
33:58
وَٱلَّذِينَ incitenler
يُؤْذُونَ harm
ٱلْمُؤْمِنِينَ mü'min erkekleri
وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ve mü'min kadınları
بِغَيْرِ dışındaki
مَا bir şeyle
ٱكْتَسَبُوا۟ yaptıklarının
فَقَدِ elbette
ٱحْتَمَلُوا۟ yüklenmişlerdir
بُهْتَـٰنًۭا bir iftira
وَإِثْمًۭا ve bir günah
مُّبِينًۭا açık
58
33:59
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلنَّبِىُّ Peygamber
قُل söyle
لِّأَزْوَٰجِكَ eşlerine
وَبَنَاتِكَ ve kızlarına
وَنِسَآءِ ve kadınlarına
ٱلْمُؤْمِنِينَ inananların
يُدْنِينَ salsınlar
عَلَيْهِنَّ üstlerine
مِن örtülerini
جَلَـٰبِيبِهِنَّ ۚ their outer garments
ذَٰلِكَ budur
أَدْنَىٰٓ en elverişli olan
أَن onların tanınması için
يُعْرَفْنَ they should be known
فَلَا incitilmemesi için
يُؤْذَيْنَ ۗ harmed
وَكَانَ ve
ٱللَّهُ Allah
غَفُورًۭا çok bağışlayandır
رَّحِيمًۭا çok esirgeyendir
59
33:60
۞ لَّئِن andolsun eğer
لَّمْ vazgeçmezlerse
يَنتَهِ cease
ٱلْمُنَـٰفِقُونَ iki yüzlüler
وَٱلَّذِينَ ve
فِى bulunanlar
قُلُوبِهِم kalblerinde
مَّرَضٌۭ bir hastalık
وَٱلْمُرْجِفُونَ kötü haberler yayanlar
فِى şehirde
ٱلْمَدِينَةِ the city
لَنُغْرِيَنَّكَ seni üstüne süreriz
بِهِمْ onların
ثُمَّ sonra
لَا senin yanında kalamazlar
يُجَاوِرُونَكَ they will remain your neighbors
فِيهَآ orada
إِلَّا dışında
قَلِيلًۭا az bir zaman
60
33:61
مَّلْعُونِينَ ۖ la'netlenirler
أَيْنَمَا nerede
ثُقِفُوٓا۟ rastlansalar
أُخِذُوا۟ yakalanırlar
وَقُتِّلُوا۟ ve öldürülürler
تَقْتِيلًۭا şiddetle
61
33:62
سُنَّةَ sünneti (yasası) budur
ٱللَّهِ Allah'ın
فِى arasındaki
ٱلَّذِينَ geçen(millet)ler
خَلَوْا۟ passed away
مِن önceden
قَبْلُ ۖ before
وَلَن ve
تَجِدَ (imkan) bulamazsın
لِسُنَّةِ sünnetini (yasasını)
ٱللَّهِ Allah'ın
تَبْدِيلًۭا değiştirmeğe
62
33:63
يَسْـَٔلُكَ sana soruyorlar
ٱلنَّاسُ insanlar
عَنِ sa'atten
ٱلسَّاعَةِ ۖ the Hour
قُلْ de ki
إِنَّمَا şüphesiz
عِلْمُهَا onun bilgisi
عِندَ yanındadır
ٱللَّهِ ۚ Allah'ın
وَمَا ve ne?
يُدْرِيكَ bilirsin
لَعَلَّ belki
ٱلسَّاعَةَ sa'at
تَكُونُ olur
قَرِيبًا yakın
63
33:64
إِنَّ şüphesiz
ٱللَّهَ Allah
لَعَنَ la'net etmiştir
ٱلْكَـٰفِرِينَ kafirlere
وَأَعَدَّ ve hazırlamıştır
لَهُمْ onlar için
سَعِيرًا çılgın bir ateş
64
33:65
خَـٰلِدِينَ kalacaklardır
فِيهَآ orada
أَبَدًۭا ۖ ebediyyen
لَّا bulamayacaklardır
يَجِدُونَ they will find
وَلِيًّۭا bir dost
وَلَا ve ne de
نَصِيرًۭا yardımcı
65
33:66
يَوْمَ gün
تُقَلَّبُ çevrildiği
وُجُوهُهُمْ yüzleri
فِى içinde
ٱلنَّارِ ateşin
يَقُولُونَ derler ki
يَـٰلَيْتَنَآ ey(vah) keşke biz
أَطَعْنَا ita'at etseydik
ٱللَّهَ Allah'a
وَأَطَعْنَا ve ita'at etseydik
ٱلرَّسُولَا۠ elçiye
66
33:67
وَقَالُوا۟ ve dediler ki
رَبَّنَآ rabbimiz
إِنَّآ şüphesiz biz
أَطَعْنَا uyduk
سَادَتَنَا beylerimize
وَكُبَرَآءَنَا ve büyüklerimize
فَأَضَلُّونَا bizi saptırdılar
ٱلسَّبِيلَا۠ yoldan
67
33:68
رَبَّنَآ rabbimiz
ءَاتِهِمْ onlara ver
ضِعْفَيْنِ iki kat
مِنَ azabdan
ٱلْعَذَابِ punishment
وَٱلْعَنْهُمْ ve onlara la'net eyle
لَعْنًۭا bir la'netle
كَبِيرًۭا büyük
68
33:69
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar)
لَا olmayın
تَكُونُوا۟ be
كَٱلَّذِينَ kimseler gibi
ءَاذَوْا۟ eziyet eden
مُوسَىٰ Musa'ya
فَبَرَّأَهُ onu beraat ettirdi
ٱللَّهُ Allah
مِمَّا onların dediklerinden
قَالُوا۟ ۚ they said
وَكَانَ ve idi
عِندَ yanında
ٱللَّهِ Allah
وَجِيهًۭا itibarlı
69
33:70
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar)
ٱتَّقُوا۟ korkun
ٱللَّهَ Allah'tan
وَقُولُوا۟ ve söyleyin
قَوْلًۭا söz
سَدِيدًۭا doğru
70
33:71
يُصْلِحْ düzeltsin
لَكُمْ sizin
أَعْمَـٰلَكُمْ işlerinizi
وَيَغْفِرْ ve bağışlasın
لَكُمْ sizin
ذُنُوبَكُمْ ۗ günahlarınızı
وَمَن ve kim
يُطِعِ ita'at ederse
ٱللَّهَ Allah'a
وَرَسُولَهُۥ ve Resulüne
فَقَدْ elbette
فَازَ ermiş olur
فَوْزًا bir başarıya
عَظِيمًا büyük
71
33:72
إِنَّا şüphesiz biz
عَرَضْنَا sunduk
ٱلْأَمَانَةَ emaneti
عَلَى göklere
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ the heavens
وَٱلْأَرْضِ ve yere
وَٱلْجِبَالِ ve dağlara
فَأَبَيْنَ fakat kaçındılar
أَن onu yüklenmekten
يَحْمِلْنَهَا bear it
وَأَشْفَقْنَ ve korktular
مِنْهَا ondan
وَحَمَلَهَا ve onu yüklendi
ٱلْإِنسَـٰنُ ۖ insan
إِنَّهُۥ doğrusu o
كَانَ çok zalimdir
ظَلُومًۭا unjust
جَهُولًۭا çok cahildir
72
33:73
لِّيُعَذِّبَ azab etsin diye
ٱللَّهُ Allah
ٱلْمُنَـٰفِقِينَ iki yüzlü erkeklere
وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتِ ve iki yüzlü kadınlara
وَٱلْمُشْرِكِينَ ve ortak koşan erkeklere
وَٱلْمُشْرِكَـٰتِ ve ortak koşan kadınlara
وَيَتُوبَ ve tövbenizi kabul etmek
ٱللَّهُ Allah
عَلَى inanan erkekleri
ٱلْمُؤْمِنِينَ the believing men
وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ۗ ve inanan kadınları
وَكَانَ ve
ٱللَّهُ Allah
غَفُورًۭا çok bağışlayandır
رَّحِيمًۢا çok esirgeyendir
73
← Sure Listesine Dön