Yükleniyor...

Lütfen bekleyiniz

/

Saf

الصف

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
61:1
سَبَّحَ tesbih etmektedir
لِلَّهِ Allah'ı
مَا ne varsa
فِى göklerde
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ the heavens
وَمَا ve ne varsa
فِى yerde
ٱلْأَرْضِ ۖ the earth
وَهُوَ ve O
ٱلْعَزِيزُ üstündür
ٱلْحَكِيمُ hüküm ve hikmet sahibidir
1
61:2
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar)
لِمَ niçin?
تَقُولُونَ söylüyorsunuz
مَا şeyi
لَا yapmayacağınız
تَفْعَلُونَ you do
2
61:3
كَبُرَ büyüktür
مَقْتًا gazabı
عِندَ katında
ٱللَّهِ Allah
أَن söylemenin
تَقُولُوا۟ you say
مَا şeyi
لَا yapmayacağınız
تَفْعَلُونَ you do
3
61:4
إِنَّ şüphesiz
ٱللَّهَ Allah
يُحِبُّ sever
ٱلَّذِينَ kimseleri
يُقَـٰتِلُونَ çarpışan(ları)
فِى kendi yolunda
سَبِيلِهِۦ His Way
صَفًّۭا saf bağlayarak
كَأَنَّهُم gibi
بُنْيَـٰنٌۭ binalar
مَّرْصُوصٌۭ kenetlenmiş
4
61:5
وَإِذْ bir zaman
قَالَ demişti
مُوسَىٰ Musa
لِقَوْمِهِۦ kavmine
يَـٰقَوْمِ ey kavmim
لِمَ niçin?
تُؤْذُونَنِى beni incitiyorsunuz
وَقَد halde
تَّعْلَمُونَ biliyorsunuz
أَنِّى gerçekten benim
رَسُولُ elçisi (olduğumu)
ٱللَّهِ Allah'ın
إِلَيْكُمْ ۖ size
فَلَمَّا zaman
زَاغُوٓا۟ onlar eğrildiği
أَزَاغَ eğriltti
ٱللَّهُ Allah da
قُلُوبَهُمْ ۚ kalblerini
وَٱللَّهُ ve Allah
لَا doğru yola iletmez
يَهْدِى guide
ٱلْقَوْمَ kavmi
ٱلْفَـٰسِقِينَ yoldan çıkan
5
61:6
وَإِذْ ve hani
قَالَ demişti
عِيسَى Îsa
ٱبْنُ oğlu
مَرْيَمَ Meryem
يَـٰبَنِىٓ ey oğulları
إِسْرَٰٓءِيلَ İsrail
إِنِّى elbette ben
رَسُولُ elçisiyim
ٱللَّهِ Allah'ın
إِلَيْكُم size (gönderilen)
مُّصَدِّقًۭا doğrulayıcı
لِّمَا olanı
بَيْنَ elimde
يَدَىَّ my hands
مِنَ Tevrattan
ٱلتَّوْرَىٰةِ the Taurat
وَمُبَشِّرًۢا ve müjdeleyiciyim
بِرَسُولٍۢ bir elçiyi
يَأْتِى gelecek
مِنۢ benden sonra
بَعْدِى after me
ٱسْمُهُۥٓ onun ismi
أَحْمَدُ ۖ Ahmed'dir
فَلَمَّا zaman
جَآءَهُم onlara geldiği
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ apaçık delillerle
قَالُوا۟ dediler
هَـٰذَا bu
سِحْرٌۭ bir büyüdür
مُّبِينٌۭ apaçık
6
61:7
وَمَنْ ve kim (olabilir?)
أَظْلَمُ daha zalim
مِمَّنِ kimseden
ٱفْتَرَىٰ iftira atan
عَلَى üstüne
ٱللَّهِ Allah'ın
ٱلْكَذِبَ yalan
وَهُوَ ve o
يُدْعَىٰٓ çağırıldığı halde
إِلَى islama
ٱلْإِسْلَـٰمِ ۚ Islam
وَٱللَّهُ ve Allah
لَا doğru yola iletmez
يَهْدِى guide
ٱلْقَوْمَ topluluğunu
ٱلظَّـٰلِمِينَ zalimler
7
61:8
يُرِيدُونَ istiyorlar
لِيُطْفِـُٔوا۟ söndürmek
نُورَ nurunu
ٱللَّهِ Allah'ın
بِأَفْوَٰهِهِمْ ağızlarıyle
وَٱللَّهُ ve Allah
مُتِمُّ tamamlayacaktır
نُورِهِۦ nurunu
وَلَوْ ve şayet
كَرِهَ hoşlanmasa da
ٱلْكَـٰفِرُونَ kafirler
8
61:9
هُوَ O
ٱلَّذِىٓ ki
أَرْسَلَ gönderdi
رَسُولَهُۥ elçisini
بِٱلْهُدَىٰ hidayetle
وَدِينِ ve din ile
ٱلْحَقِّ hak
لِيُظْهِرَهُۥ onu getirsin diye
عَلَى üstün
ٱلدِّينِ dinlere
كُلِّهِۦ bütün
وَلَوْ ve şayet
كَرِهَ hoşlanmasa da
ٱلْمُشْرِكُونَ müşrikler
9
61:10
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar)
هَلْ size göstereyimmi?
أَدُلُّكُمْ I guide you
عَلَىٰ bir ticaret
تِجَـٰرَةٍۢ a transaction
تُنجِيكُم sizi kurtaracak
مِّنْ azabdan
عَذَابٍ a punishment
أَلِيمٍۢ acıklı
10
61:11
تُؤْمِنُونَ inanırsınız
بِٱللَّهِ Allah'a
وَرَسُولِهِۦ ve Elçisine
وَتُجَـٰهِدُونَ ve cihadedersiniz
فِى yolunda
سَبِيلِ (the) way
ٱللَّهِ Allah
بِأَمْوَٰلِكُمْ mallarınızla
وَأَنفُسِكُمْ ۚ ve canlarınızla
ذَٰلِكُمْ işte budur
خَيْرٌۭ en iyisi
لَّكُمْ sizin için
إِن eğer
كُنتُمْ iseniz
تَعْلَمُونَ biliyor(lar)
11
61:12
يَغْفِرْ bağışlasın
لَكُمْ sizin
ذُنُوبَكُمْ günahlarınızı
وَيُدْخِلْكُمْ ve sizi koysun
جَنَّـٰتٍۢ cennetlere
تَجْرِى akan
مِن altlarından
تَحْتِهَا underneath it
ٱلْأَنْهَـٰرُ ırmaklar
وَمَسَـٰكِنَ ve konutlara
طَيِّبَةًۭ güzel
فِى içinde
جَنَّـٰتِ bahçeler
عَدْنٍۢ ۚ durulmağa değer
ذَٰلِكَ işte budur
ٱلْفَوْزُ başarı
ٱلْعَظِيمُ büyük
12
61:13
وَأُخْرَىٰ bir şey daha var
تُحِبُّونَهَا ۖ seveceğiniz
نَصْرٌۭ bir zafer
مِّنَ Allahtan
ٱللَّهِ Allah
وَفَتْحٌۭ ve bir fetih
قَرِيبٌۭ ۗ yakın
وَبَشِّرِ ve müjdele
ٱلْمُؤْمِنِينَ mü'minleri
13
61:14
يَـٰٓأَيُّهَا ey
ٱلَّذِينَ kimseler
ءَامَنُوا۟ inanan(lar)
كُونُوٓا۟ olun
أَنصَارَ yardımcıları
ٱللَّهِ Allah'ın
كَمَا nitekim
قَالَ demişti
عِيسَى Îsa
ٱبْنُ oğlu
مَرْيَمَ Meryem
لِلْحَوَارِيِّـۧنَ havarilere
مَنْ kimdir?
أَنصَارِىٓ benim yardımcılarım
إِلَى (yolunda)
ٱللَّهِ ۖ Allah
قَالَ dediler
ٱلْحَوَارِيُّونَ havariler
نَحْنُ biziz
أَنصَارُ yardımcların
ٱللَّهِ ۖ Allah(yolun)un
فَـَٔامَنَت inandı
طَّآئِفَةٌۭ bir zümre
مِّنۢ oğullarından
بَنِىٓ Children
إِسْرَٰٓءِيلَ İsrail
وَكَفَرَت ve inkar etti
طَّآئِفَةٌۭ ۖ bir zümre
فَأَيَّدْنَا biz de destekledik
ٱلَّذِينَ kimseleri
ءَامَنُوا۟ inanan(ları)
عَلَىٰ karşı
عَدُوِّهِمْ düşmanlarına
فَأَصْبَحُوا۟ onlar oldular
ظَـٰهِرِينَ üstün gelenlerden
14
← Sure Listesine Dön