Tîn
التين
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
95:1
وَٱلتِّينِ
incire andolsun
وَٱلزَّيْتُونِ
ve zeytine
1
95:2
وَطُورِ
ve dağına
سِينِينَ
sina
2
95:3
وَهَـٰذَا
ve bu
ٱلْبَلَدِ
Şehre (andolsun)
ٱلْأَمِينِ
güvenli
3
95:4
لَقَدْ
andolsun
خَلَقْنَا
biz yarattık
ٱلْإِنسَـٰنَ
insanı
فِىٓ
en güzel
أَحْسَنِ
(the) best
تَقْوِيمٍۢ
biçimde
4
95:5
ثُمَّ
sonra
رَدَدْنَـٰهُ
onu çevirdik
أَسْفَلَ
aşağıların
سَـٰفِلِينَ
aşağısına
5
95:6
إِلَّا
yalnız hariç
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
وَعَمِلُوا۟
ve yapanlar
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
iyi işler
فَلَهُمْ
onlar için vardır
أَجْرٌ
bir mükafat
غَيْرُ
olmayan
مَمْنُونٍۢ
kesintisi
6
95:7
فَمَا
nedir?
يُكَذِّبُكَ
sana yalanlatan
بَعْدُ
bundan sonra
بِٱلدِّينِ
dini
7
95:8
أَلَيْسَ
değil midir?
ٱللَّهُ
Allah
بِأَحْكَمِ
en iyi hüküm vereni
ٱلْحَـٰكِمِينَ
hüküm verenlerin
8